Mahmut Naibi Evi

  • Mimarlar: Ersen Gürsel
  • Yardımcı Mimarlar: Haluk Erar, Erol Yüksel (Uygulama Kontrol Projeleri)
  • Ahşap İşleri: Marangoz İsmail Yılmaz, Ali Uçar
  • Seramik Sanatçısı: Ferhan Taylan Erder
  • İşveren: Pervin Naibi
  • Proje Yeri: Dragos, İstanbul
  • Proje Tarihi: 1993
  • Yapım Tarihi: 1993-1996
  • Yapım Türü: Betonarme Karkas

Naibi Evi, Kartal-Dragos Tepesi üzerinde imar planında belirlenmiş bir parsele inşa edildi. Binanın tasarımında imar planının belirleyici koşullarına bağlı kalındı, ancak özgün bir yapı oluşturulması amacıyla, mal sahibinin de desteği alınarak, imar koşulları zaman zaman aşıldı ve proje, inşaat süresince sürekli olarak gözden geçirildi.

Ev sahiplerinin proje tasarımını belirleyici istekleri, farklı mekanların şeffaf ve kavranabilir; birbirinden bağımsız, ancak aynı zamanda da bütünleşebilen ve birbiriyle iletişim kurabilen mekanlar olmasıydı. Bu amaçla, ev içi düzeninin tasarlanması için yapılan kurguda, mutfak ile aynı eksen üzerinde planlanan “merkezi orta mekan” evin odağını oluşturdu. Bu tasarım, mimarın uzun yıllardır kullandığı merkezi orta mekan ev tipinin bir başka örneği olarak gösterilebilir.

Ev içindeki farklı yaşama birimlerinin çevrelediği bu orta mekanın içinde yer alan ahşap merdiven, tasarım kurgusunu vurgulayan önemli bir yapı elemanı. Ahşap merdiven, görsel ve işlevsel bir yapı elemanı olduğu kadar, orta mekanın cam yüzeylerinden Marmara Denizi peyzajının üç boyutta kavranmasına da olanak veriyor. Bir bakıma da bu merdiven kendisine de, fiziki çevresiyle yaşanılır bir mekan oluşturuyor. Bu yapıda iç mekanların, cephedeki formlar ve doluluk-boşluklarla dışavurulması öngörüldü. Arsanın konumu peyzajın tek eksende algılanmasına neden olmaktaydı. Binanın dış cephesinin tasarımında oluşturulan eğri hatlarla peyzajın hareketlenmesi sağlandı. Yapının ön cephesi, sokak, bahçe ve zemin olmak üzere kurgulandı. Bina girişini belirleyen yoldan itibaren, binanın cephesindeki dik açılı yapı elemanlarıyla eğrisel yüzeyler her yükselişte farklı algılanmakta, bina üzerindeki sarı ve beyaz renkler de gökyüzünün mavi tonu üzerinde bu harekete katkıda bulunmakta. Yapının çevreye ve peyzaja açılan yüzeyleri, binanın ana rengini oluşturan sarı renkle ve bu rengin vurgulanmasına yardımcı olan beyaz lekelerle hareketlendirildi. Bina cephesindeki yüzen çerçeve ve kasetlerin beyazı, bir taraftan yapının ana rengi olan sarının etkisini kuvvetlendiriyor, diğer taraftan da yapının iç mekanından çevre peyzajının algılanmasında bir çerçeve etkisi yapıyor. Sonuçta, yapının kendisi peyzajın bir parçası haline dönüşüyor.

Binanın ön cephesindeki yapı için özel olarak tasarlanmış olan seramikler izleyiciler tarafından değişik biçimlerde algılanabilmekte. Bu seramikler kimi zaman nazar taşı olarak, kimi zaman gökyüzünün bir tür devamı olarak, kimi zamansa geniş cam yüzey üzerine yansıyan bulutların hareketli görüntüleriyle bağlantılı olarak yorumlanıyor. Anlaşılan o ki, seramikler süs olarak değil, yapının bir elemanı olarak algılanıyor.

İç mekanların düzenlenmesi ve tüm hareketli mobilyaların seçimi ise, evin sahibesi tarafından yapıldı. Haziran 1996’da kullanılmaya başlanan bu binanın gerçekleşmesi sürecinde mimar ve mal sahibi arasında oluşan karşılıklı saygıya dayanan ilişkinin çok olumlu katkıları oldu. Sonuç olarak, Dragos’un bu noktasında Naibi ailesine özgün bir bina gerçekleşti.

Basında:
“Dragos’ta Bir Ev”, Arredamento Mimarlık 02/1999, S:111 Sf:68-73